tendency
“Tendency” kelimesi Türkçeye “eğilim”, “meyletme”, veya “tendans” olarak çevrilebilir. Bir kişinin, grubun veya olgunun belirli bir yönde veya belirli bir davranışta bulunma eğiliminde olması anlamına gelir. Bir başka ifadeyle, belirli bir durumun, koşulun ya da düşüncenin genellikle nasıl olduğunu veya nasıl sonuçlanacağını ifade eder.
Örneğin; ‘She has a tendency to talk too much.’ (O, çok konuşma eğilimindedir.) cümlesinde, ’tendency’ kelimesi bir kişinin belirli bir durumda sürekli olarak nasıl davrandığını ya da neye meylettiğini ifade eder.
Bu kelime genellikle, ilgili durum veya koşul hakkında belirgin ya da sürekli bir özellik varsaymak için kullanılır. Bu kelime olumlu veya olumsuz bir durumu ifade edebileceği gibi nötr bir durumu da ifade edebilir. Hemen hemen her tür konuda kullanılabilecek çok geniş ve genel bir terimdir. Bu şekilde, bir kişinin yapısal özelliği, bir eşyanın kalıcı durumu veya belirli bir durum veya hali sık sık sergileyen bir durumu anlatmak için kullanılabilir. Kullanıldığı bağlama göre çeşitli şekillerde yorumlanabilir.
-
People have a tendency to follow the crowd.
- İnsanlar kalabalığın peşinden gitme eğilimindedir.
-
She showed a tendency to procrastinate on her assignments.
- Görevlerini erteleme eğilimi gösterdi.
-
There is a tendency for younger generations to be more tech-savvy.
- Genç nesillerin teknolojiye daha yatkın olma eğilimi var.
-
His tendency to overthink situations often caused him anxiety.
- Durumları fazla düşünme eğilimi onu sıklıkla kaygılandırıyordu.
-
The study revealed a tendency among adults to prioritize work over health.
- Araştırma, yetişkinlerin sağlıktan çok işi önceliklendirme eğiliminde olduğunu ortaya koydu.