tend
“Tend” İngilizce bir fiildir ve genellikle Türkçeye “eğilimli olmak”, “bakmak”, “ilgilenmek” veya “yönelmek” olarak çevrilebilir. Ancak kullanıldığı cümle bağlamına göre anlamı değişebilir.
-
“Eğilimli olmak” veya “yönelmek”: “Tend” genellikle bir şeyin belli bir duruma, özelliğe veya davranışa doğru eğilimli olduğunu ya da bu duruma doğru hareket ettiğini belirtmek için kullanılır. Örneğin; “People tend to forget things when they get older.” (İnsanlar yaşlandıkça şeyleri unutma eğilimindedir.)
-
“Bakmak” veya “ilgilenmek”: “Tend” başka bir anlamıyla da birisine bakmak, onunla ilgilenmek ya da onun ihtiyaçlarını karşılamak anlamına gelebilir. Genellikle bu şekilde kullanımı sağlık veya bakım sektöründe görülür. Örneğin; “She tends to the children while their parents are at work.” (O, ebeveynleri işteyken çocuklara bakar.)
Önemli bir not olarak, “tend” kelimesini kullanırken genellikle “to” edatı ile birlikte kullanırız; bu yüzden çoğunlukla “tend to” şeklinde göreceksiniz.
-
I tend to wake up early every morning.
Her sabah erken kalkma eğilimindeyim. -
She tends her garden beautifully, making it a lovely place to relax.
Bahçesini güzel bir şekilde bakım yapıyor, onu dinlenmek için harika bir yer haline getiriyor. -
People tend to forget important dates unless they write them down.
İnsanlar önemli tarihleri yazmadıkça unutma eğilimindedirler. -
He tends to be quite shy in social situations.
Sosyal durumlarda oldukça utangaç olma eğilimindedir. -
The coach tends to focus on teamwork during practice sessions.
Antrenman seanslarında takım çalışmasına odaklanma eğilimindedir.