tease
“Tease” kelimesi İngilizcede farklı anlamlara gelebilir. Birincil anlamı birini alay etmek, kızdırmak veya sataşmaktır. İkincil anlamı ise kısmen beyazlatmak, taraklamak, büyütmek ya da gevşek bir doku oluşturmak anlamına gelir ki bu genellikle saç stili hakkında kullanılır. Özellikle kuaförlük terimi olarak saçları tarakla ters yönde taramayı ifade eder.
- Tease (Alay Etmek, Kızdırmak, Sataşmak): Birini sinirlendirmek veya onunla alay etmek için yapılan eylemdir. Örneğin, bir arkadaşınızın bir konuda sürekli onunla dalga geçerek veya kızaşıp durarak onu tease etmiş olursunuz.
Örnek Cümle: “Stop teasing your little brother about his height.”
- Tease (Saçları Taramak, Büyütmek): Saçları tarak kullanarak daha hacimli ve daha dolgun görünmesini sağlamak için uygulanan bir eylemdir.
Örnek Cümle: “She teased her hair to give it more volume.”
-
She loves to tease her little brother by hiding his favorite toys.
(Küçük kardeşini en sevdiği oyuncaklarını saklayarak kızdırmayı seviyor.) -
They often tease their friend about his unique sense of style.
(Arkadaşlarını eşsiz giyim tarzı hakkında sık sık kızdırıyorlar.) -
He didn’t mean to tease her feelings; he was just joking.
(Onun duygularıyla alay etmek istemedi; sadece şaka yapıyordu.) -
The teacher would tease the students by pretending to forget their names.
(Öğretmen, öğrencilerin isimlerini unuttuğunu taklit ederek onları kızdırırdı.) -
It’s all in good fun when friends tease each other.
(Arkadaşların birbirini kızdırması tamamen eğlence amaçlıdır.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com