Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

tap

“Tap” kelimesi Türkçede farklı bağlamlarda kullanılabilir:

  1. Musluk: Bir borudan veya kaplardan sıvının akmasını kontrol etmek için kullanılan alettir. Örneğin, “Turn off the tap when you finish washing your hands” (Ellerini yıkadıktan sonra musluğu kapat).

  2. Dokunmak, hafifçe vurmak: Bir kişiye, bir yüzeye veya başka bir şeye hafif bir dokunuş anlamına gelir. Örneğin, “She tapped me on the shoulder to attract my attention.” (Dikkatimi çekmek için omzuma dokundu)

  3. Telefon konuşmalarını dinlemek: Gizlice veya izinsiz bir şekilde bir kişinin telefon konuşmalarını dinlemek anlamına gelir. Bu genellikle bir kişinin davranışlarını izlemek veya suçlu aktiviteleri belgelemek için yaptırılır. Örneğin, “The police tapped the suspect’s phone.” (Polis, şüphelinin telefonunu dinledi)

  4. Kaynak: Özellikle doğal kaynakların kullanımı anlamında kullanılır. Örneğin, “The country is tapping into its oil reserves.” (Ülke, petrol rezervlerinden yararlanmaktadır.)

  5. Lavabo deliği: Mutfak veya banyodaki lavabo ya da banyo küvetinde bulunan su boşaltma deliği anlamına gelir. Örneğin, “The water is not draining from the tap.” (Su, lavabo deliğinden akmıyor.)

Lütfen hangi bağlamda kullanıldığını belirtin, böylece en doğru çeviriyi sağlayabilirim.

  1. She tapped on the door lightly before entering.
    Kapıya hafifçe vurarak girdi.

  2. He tapped his fingers on the table while waiting.
    Beklerken parmaklarıyla masaya vurdu.

  3. The teacher tapped the microphone to get everyone’s attention.
    Öğretmen, herkesin dikkatini çekmek için mikrofonu vurdu.

  4. She tapped her phone to check the time.
    Zamanı kontrol etmek için telefonuna vurdu.

  5. He tapped the dance floor with enthusiasm during the performance.
    Gösteri sırasında dans pistine coşkuyla vurdu.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com