Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

surreptitious

“Surreptitious” kelimesi İngilizce’de bir adjektiv olarak kullanılır ve Türkçeye genellikle “gizli, sinsi veya hileli” şeklinde çevrilir. Bu, genellikle bir şeyin fark edilmeden veya izin alınmadan yapılması anlamına gelir.

Örneğin, bir kişi eğer gizlice veya fark edilmeden bir şey yaparsa, bu eylem “surreptitious” olarak nitelendirilebilir. Aynı zamanda, bir kişi başkalarının bilgisi veya onayı olmadan hareket ederse, bu davranış da “surreptitious” olarak adlandırılır.

Bununla birlikte, “surreptitious” genellikle olumsuz bir anlam taşır çünkü çoğu zaman, insanlar bir şeyi gizlice yaptıklarında, genellikle kuralları çiğniyorlar veya bir şeyleri saklamaya çalışıyorlar. Ancak, her durumda olumsuz bir anlam taşımadığı unutulmamalıdır.

Örnek cümleler:

  1. He took a surreptitious glance at her notes during the exam.
    (Sınav sırasında notlarına gizlice bir bakış attı.)

  2. The surreptitious meeting was held to discuss company secrets.
    (Gizli toplantı, şirket sırlarını tartışmak için yapıldı.)

  3. She made a surreptitious phone call when she thought no one was watching.
    (Hiç kimsenin bakmadığını düşündüğünde gizlice bir telefon görüşmesi yaptı.)

  4. Their surreptitious actions eventually came to light.
    (Gizli eylemleri nihayet gün yüzüne çıktı.)

  5. The journalist’s surreptitious investigation uncovered the scandal.
    (Gazetecinin gizli soruşturması skandalı ortaya çıkardı.)

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com