supporter
“Supporter” İngilizcede “destekçi” anlamına gelir. Supporter kelimesi genellikle bir kişiye, gruba, organizasyona, düşünceye ya da bir takıma destek veren birini ifade eder. Bu destek, maddi ya da manevi olabilir, tamamen bireyin inançlarına ve değerlerine bağlıdır.
Örneğin futbol takımlarının taraftarlarına da “supporter” denir çünkü bu kişiler takımlarını desteklerler, maçlarını izlerler, formalarını alırlar vb.
Bir başka örnek ise, bir siyasi partiye oy vererek ve onların belirlediği politikaları ve hedefleri onaylayarak destek veren kişilere de “supporter” denir.
Ayrıca, bir sosyal harekete, bir sanatçıya veya halka açık bir etkinliğe destek veren kişilere de supporter denilebilir.
Öte yandan, “supporter” kelimesi aynı zamanda bir kişi veya şeyi yerinde tutmak ya da desteklemek için kullanılan bir alete de denilebilir. Örneğin, bir bina inşaatında kullanılan destek direkleri veya bir kişinin sakatlanmış bir eklemini desteklemek için kullandığı ortopedik bir cihaza da supporter denilebilir.
Ancak Türkçede genellikle “supporter” kullanıldığında bu “destekçi” anlamındaki kullanımı akla gelir.
-
The politician thanked her supporters for their unwavering loyalty.
(Politikacı, destekçilerine sarsılmaz sadakatleri için teşekkür etti.) -
As a supporter of environmental causes, he donates to various organizations.
(Çevresel nedenlerin destekçisi olarak, çeşitli organizasyonlara bağış yapıyor.) -
The team’s supporters cheered loudly during the championship game.
(Takımın destekçileri şampiyona maçında yüksek sesle tezahürat yaptı.) -
She became a supporter of the local animal shelter after adopting a dog.
(Bir köpek sahiplendikten sonra yerel hayvan barınağının destekçisi oldu.) -
Supporters of the new policy argue that it will benefit the economy.
(Yeni politikanın destekçileri, bunun ekonomiye fayda sağlayacağını savunuyor.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com