supple
“Supple” İngilizcede bir sıfat olarak kullanılan bir kelimedir ve Türkçeye genellikle “esnek”, “yumuşak” veya “bükülebilir” olarak çevrilir.
Fiziksel anlamda, örneğin bir cismin ya da bir insan vücudunun esnek olması durumunda kullanılabilir. Kauçuk veya jimnastikçiler gibi esnek ve kolayca bükülebilir olan şeyleri tanımlamak için kullanılır.
Aynı zamanda mecazi anlamda da kullanılabilir. Bir kişinin esnek olması, o kişinin duruma göre değişiklikleri ve yenilikleri kolayca kabul etmesi ve adapte olabilmesini ifade edebilir.
Örneğin: “She has a supple mind.” (O, esnek bir zihne sahip.)
Bir başka örnekte; “The leather is supple and strong.” (Deri esnek ve sağlamdır.) cümlesiyle derinin hem güçlü hem de esnek olduğunu belirtebiliriz.
Ayrıca bu kelimenin bir fiil formu da mevcuttur. ‘To supple’ bir şeyi esnetmek veya yumuşatmak anlamına gelir.
-
The supple fabric draped beautifully over her figure.
(Esnek kumaş, onun vücudunun üzerine güzel bir şekilde döküldü.) -
A dancer’s body needs to be supple to execute complex movements.
(Bir dansçının bedeni karmaşık hareketleri gerçekleştirmek için esnek olmalı.) -
The athlete maintained a supple physique by practicing yoga regularly.
(Sporcu, düzenli olarak yoga yaparak esnek bir vücut yapısını sürdürdü.) -
The leather is not only durable but also supple, making it perfect for shoes.
(Deri sadece dayanıklı değil, aynı zamanda esnek de, bu da onu ayakkabılar için mükemmel kılıyor.) -
Her supple hands worked skillfully as she crafted the delicate sculpture.
(Onun esnek elleri, zarif heykeli işlerken ustaca çalıştı.)