strapped
“Strapped” İngilizce’de bir eylem ya da durum ifade eder.
-
Para problemleri olmak: “Strapped” kelimesinin bir kullanımı, finansal olarak zor durumda olmak anlamına gelir. Örneğin, “I’m totally strapped for cash right now.” (Şu anda tamamen paraya sıkışmış durumdayım.)
-
Kayışla bağlamak: Ayrıca “strapped” kelimesi, bir nesnenin sıkıca bağlanmış olduğunu belirten bir durumu anlatmada kullanılır. Örneğin, “The luggage is strapped to the roof of the car.” (Bagaj, arabanın çatısına kayışlarla bağlanmıştır.)
-
Silah taşımak: Bu kelime, argo bir dilde, bir silah taşımak anlamına da gelir. Örneğin: “He was caught strapped” ifadesinde, kişi silahlı yakalandı anlamına gelir. Bu kelimenin kullanımı bağlama durumuna, dilin tonuna ve söz dizimine bağlıdır. +
-
The student was strapped for cash and couldn’t afford lunch.
- Öğrenci parası kalmadığı için öğle yemeğini alamadı.
-
He felt strapped for time as the deadline was approaching quickly.
- Son tarih hızla yaklaşırken zamanının olmadığını hissetti.
-
After losing his job, he was strapped for resources and had to cut back on expenses.
- İşini kaybettikten sonra kaynakları tükenmişti ve masraflarını kısması gerekiyordu.
-
She was strapped into the roller coaster and ready for the ride.
- Eğlence parkındaki roller coaster’a bağlandı ve yolculuğa hazırdı.
-
With the new regulations, many small businesses are strapped by additional compliance costs.
- Yeni düzenlemelerle birlikte, birçok küçük işletme ek uyum maliyetleri nedeniyle zor durumda kalıyor.