strangled
“Strangled”, İngilizceden Türkçeye “boğularak öldürülmüş” ya da “boğulmuş” olarak çevrilebilir. Bu sözcük genellikle bir kişinin boğazının sıkıca sıkılması ve nefes almasının engellenmesi sonucunda öldürülmesini ifade eder. Çoğunlukla cinayet bağlamında kullanılır. Ayrıca, birinin sesinin boğuk çıktığını ifade etmek için de kullanılabilir (örneğin, “He spoke in a strangled voice” - “O, boğuk bir sesle konuştu”). Bu kullanım daha az yaygındır.
Ayrıca “strangle” fiili, bir projenin ya da planın çok erken bir aşamada durdurulmasını ya da engellenmesini ifade etmek için de kullanılır. Bu durumda, “boğmak” ya da “zapt etmek” anlamında kullanılır.
Örneğin : “Her research was strangled by lack of funds”- “Araştırması, fon eksikliği nedeniyle engellendi. "
-
The detective found the victim strangled in the basement.
- Dedektif, kurbanın bodrumda boğulmuş halde buldu.
-
She described the scene where the cat was strangled by the old clothesline.
- Eski çamaşır ipi tarafından boğulmuş kediye ait sahneyi tarif etti.
-
The movie portrayed a gripping story about a woman who was nearly strangled by her captor.
- Film, bir kadın kaçıranı tarafından neredeyse boğulan etkileyici bir hikaye sundu.
-
He was charged with murder after it was discovered that he had strangled his business partner.
- İş ortağını boğduğu ortaya çıktıktan sonra cinayetle suçlandı.
-
The dramatic scene showed how the hero intervened just in time to prevent the victim from being strangled.
- Dramatik sahnede, kahramanın kurbanın boğulmasını önlemek için tam zamanında müdahale ettiği gösterildi.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com