Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

straining

“Straining” İngilizcede bir fiil ve genellikle Türkçede “gerginleşmek”, “süzme” veya “zorlanma” anlamına gelir. Hangi anlamanın kullanılacağı genellikle cümlenin bağlamına bağlıdır.

  1. Fiziksel zorlama veya gerginleşme anlamında kullanılır. Örneğin, bir kası veya vücut bölümünü aşırı zorlamak anlamında “I’m straining my eyes trying to read in this light.” Türkçe’de “Bu ışıkta okumaya çalışarak gözlerimi zorluyorum.”

  2. Bir karışımı veya sıvıyı süzme eylemi anlamında kullanılır. Örneğin, “Strain the pasta through a colander.” Türkçe’de “Makarnayı süzgeçten süzün.”

  3. Gerilme, stres veya baskı anlamında da kullanılabilir. Örneğin, “The constant arguing is putting a strain on their marriage.” Türkçe’de “Sürekli tartışmak, evliliklerine gerilim yaratıyor.”

Her ihtimale karşı, bu kelimenin özellikle doğru anlamını arıyorsanız, cümlenin tamamını verirseniz daha doğru bir çeviri yapabilirim.

  1. The straining process of the pasta is crucial to avoid a soggy texture.
    (Makarna süzme işlemi, yumuşak bir dokuya sahip olmamak için çok önemlidir.)

  2. She was straining to lift the heavy box off the ground.
    (Ağır kutuyu yerden kaldırmaya çalışırken zorlanıyordu.)

  3. Straining your muscles during exercise can lead to injuries.
    (Egzersiz sırasında kaslarınızı zorlamak yaralanmalara yol açabilir.)

  4. He heard the straining of the old bridge as the truck passed over it.
    (Eski köprünün zorlandığını, kamyon onun üzerinden geçerken duydu.)

  5. Straining to hear the music over the crowd was difficult.
    (Kalabalık içinde müziği duymak için zorlanmak zorlayıcıydı.)

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com