storage
“Storage” İngilizceden Türkçeye ‘depolama’ veya ‘saklama’ olarak çevrilebilir. Genellikle, bir şeyi güvenli veya düzenli bir şekilde yerleştirme veya tespit etme eylemini ifade eder. Bu kelime, genellikle bilgisayar alanında verileri saklama veya depolama kavramı için de kullanılır. Ayrıca, gıda, giyim, mobilya vb. saklandığı fiziksel yerleri de belirtmek için kullanılır.
Örneğin:
- Veri Depolama: Bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve diğer dijital aygıtlar gibi cihazlarda bilgilerin saklandığı yer.
- Fiziksel Depolama: Eşyaların, malzemelerin veya ürünlerin yerleştirildiği ve korunduğu yer.
- Enerji Depolama: Enerji, belirli bir kullanım için daha sonra kullanılmak üzere depolanabilir.
- Gıda Depolama: Gıdaların korunması ve daha sonra tüketilmesi için saklandığı yer.
Bu terim genellikle, belirli nesnelerin veya bilgilerin uygun şekilde saklandığı ve ihtiyaç duyulduğunda kolayca erişilebildiği bir alan veya sistem anlamına gelir.
-
The company needs to increase its storage capacity to handle more inventory.
Şirketin daha fazla envanteri depolayabilmek için depolama kapasitesini artırması gerekiyor. -
I bought a new external hard drive for additional storage of my files.
Dosyalarımın ek depolaması için yeni bir harici sabit disk aldım. -
The storage unit was full, so we had to find another place to keep our belongings.
Depo ünitesi doluydu, bu yüzden eşyalarımızı saklamak için başka bir yer bulmak zorunda kaldık. -
Data storage has become increasingly important in the digital age.
Veri depolama, dijital çağda giderek daha önemli hale geldi. -
She organized her storage room to make it easier to find things.
Eşyalarını bulmayı kolaylaştırmak için depolama odasını düzenledi.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com