stimulated
“Stimulated” İngilizce bir terimdir ve Türkçeye genellikle “uyarılmış”,“canlandırılmış” veya “teşvik edilmiş” olarak çevrilebilir. Bu sözcüğün genel anlamı, bir şeyin harekete geçirilmesi veya aktive edilmesidir. “Stimulated” genellikle bir fiziksel tepkiden veya entelektüel bir yanıttan bahsetmek için kullanılır. Örneğin, bir bilim adamının zihnini bir keşif yapmaya “stimulate” etmiş olabilir veya bir kişi soğuk bir dokunuşla “stimulated” olabilir.
Bu kelime genellikle tıbbi ve bilimsel bağlamlarda kullanılır, örneğin, bir sinirin veya kasın elektriksel veya kimyasal bir uyarıcıyla “stimulated” olması. Ancak, günlük konuşmalarda da kullanılır, örneğin, bir kişinin ilgi veya heyecanını uyandırmak, yaratıcılığını “stimulate” etmek veya bir tartışmayı canlandırmak için bir konuyu “stimulate” etmek.
“Stimulated” kelimesi genellikle aktif bir işlemi belirtir: bir şey veya birisi başka bir şeyi veya birisini harekete geçirir, onu aktive eder veya onu bir tür tepkiye teşvik eder. Bu kelime bir durumun, kişinin veya nesnenin kendiliğinden ortaya çıkmadığını, ancak dış bir kuvvet veya etki tarafından harekete geçirildiğini ima eder.
-
The scientists stimulated the cells to increase their activity.
Bilim insanları hücrelerin aktivitesini artırmak için uyardılar. -
The economy was stimulated by the new government policies.
Ekonomi, yeni hükümet politikalarıyla canlandırıldı. -
She used music to stimulate her creativity while painting.
Resim yaparken yaratıcılığını uyandırmak için müzik kullandı. -
The teacher stimulated the students’ interest in science through experiments.
Öğretmen, deneyler aracılığıyla öğrencilerin bilime olan ilgisini artırdı. -
The exciting presentation stimulated a lot of discussion among the audience.
Heyecan verici sunum, izleyiciler arasında birçok tartışmaya yol açtı.