Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

stifle

“Stifle” kelime anlamı olarak Türkçede “bastırmak, boğmak, durdurmak, engellemek” gibi anlamlara gelir. Bu sözcük genellikle bir şeyin gelişimini, ifadeyi ya da hareketi durdurmayı ifade eder.

Bir çevremizdeki sesi kesmek veya baskılamak, bir hissi veya düşünceyi ne kadar büyük ya da küçük olursa olsun bastırmak veya susturmak, bir durumu veya süreci durdurma çabası anlamında kullanılır. Örneğin, “His attempts to stifle the protest failed.” (Protestoyu bastırma çabaları başarısız oldu.)

Bunun yanı sıra fiziksel anlamda, birinin nefesini kesmek anlamında da kullanılabilir. Örneğin, “He tried to stifle her with a pillow.” (Onu bir yastıkla boğmaya çalıştı.)

Ayrıca bilim ve teknoloji alanında bile “stifle” kelimesi, inovasyonu veya gelişimi engelleyen bir şeyi ifade etmek için de kullanılır.

  1. The teacher tried to stifle the laughter of the students during the serious presentation.
    (Öğretmen, ciddi sunum sırasında öğrencilerin gülüşünü bastırmaya çalıştı.)

  2. She felt the need to stifle her emotions during the meeting to remain professional.
    (Toplantıda profesyonel kalmak için duygularını bastırma ihtiyacı hissetti.)

  3. The government attempted to stifle opposition by limiting freedom of speech.
    (Hükümet, ifade özgürlüğünü kısıtlayarak muhalefeti bastırmaya çalıştı.)

  4. His cough was so loud that he had to stifle it with his hand.
    (Öksürüğü o kadar yüksekti ki, elini kullanarak bastırmak zorunda kaldı.)

  5. It’s important not to stifle creativity in children by imposing strict rules.
    (Çocuklar üzerinde katı kurallar koyarak yaratıcılığı bastırmamak önemlidir.)

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com