steadiness
“Steadiness” kelimesi İngilizce’de bir durum veya kişinin istikrarını, dengesini veya sarsılmazlığını belirtir. Bu kelime genellikle kişinin duygusal durumunun sabit olduğunda, duygusal dalgalanma olmadığında veya bir kişi veya nesnenin fiziksel durumunun sabit olduğunda, yani hareketsiz veya dengede olduğunda kullanılır.
Türkçeye genellikle “sabitlik”, “istikrar”, “dengeli olma” gibi anlamlarda çevrilebilir. Örneğin, bir geminin denizde dengeli bir şekilde seyretmesi “steadiness” olarak ifade edilebilir. Ya da bir kişinin duygusal durumunun sabit ve dengeli olması, yani ani duygusal değişimler yaşamaması da “steadiness” ile ifade edilir.
Örnekte kullanımı: “The steadiness of the ship in the rough seas surprised everyone on board”. Bu cümle Türkçe’ye “Geminin çalkantılı denizdeki sabitliği, bordadaki herkesi şaşırttı” olarak çevrilebilir.
-
The tightrope walker demonstrated incredible steadiness as he crossed the thin wire.
- Yüksek ipte yürüyen sanatçı, ince telin üzerinden geçerken inanılmaz bir sabır gösterdi.
-
Her steadiness in crisis situations makes her an excellent leader.
- Kriz durumlarındaki sabrı onu mükemmel bir lider yapıyor.
-
The child’s steadiness while riding his bike impressed his parents.
- Çocuğun bisiklet sürerkenki sabrı ebeveynlerini etkiledi.
-
Achieving steadiness in meditation requires practice and focus.
- Meditasyonda sabır elde etmek, pratik ve odaklanma gerektirir.
-
The test measured the steadiness of the participants’ hands.
- Test, katılımcıların ellerinin sabrını ölçtü.