static
“Static”, Türkçede genellikle “sabit” ya da “statik” olarak çevrilebilir. Terim, durumun veya durumların hareketsiz, değişmez veya sabit olduğunu belirtir. Kelime, hem fiziksel hem de soyut durumları tanımlamak için kullanılabilir.
-
Fiziksel Dünyada: Statik, özellikle fizik ve mühendislikte, nesnelerin veya yapıların hareketsiz ve dengede olduğu durumu ifade eder. Örneğin, statik elektrik, belirli bir nesne üzerinde birikmiş, hareket etmeyen elektrik yükünü tanımlar.
-
Programlamada: Programlama terimi olarak statik, bir değer veya değişkenin programın tüm ömrü boyunca sabit kaldığı anlamına gelir. Yani bir kez atandığında, değişkenin değeri değiştirilemez.
-
Diğer Anlamları: Statik ayrıca değişmeyen, hareketsiz veya dinamik olmayan her şeyi tanımlamak için kullanılabilir. Örneğin, “statik bir çizelge” ifadesi, değişmeyen veya güncellenmeyen bir çizelgeyi ifade eder.
-
The static electricity built up in the carpet made my hair stand on end.
(Halıda biriken statik elektrik saçlarımı diken diken etti.) -
The image on the screen remained static for several seconds before changing.
(Ekrandaki görüntü birkaç saniye boyunca statik kaldıktan sonra değişti.) -
The engineers tested the static load capacity of the bridge.
(Mühendisler köprünün statik yük kapasitesini test ettiler.) -
Static noise filled the radio when it couldn’t find a signal.
(Radyo sinyal bulamadığında statik bir gürültüyle doldu.) -
In programming, static variables retain their value between function calls.
(Programlamada, statik değişkenler fonksiyon çağrıları arasında değerlerini korur.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com