standby
“Standby” İngilizce bir terim olup Türkçe’de genellikle “hazır bekletme”, “hazırda bekleme” veya “bekleme” anlamına gelir. Ancak kullanıldığı bağlama göre anlamı değişebilir.
-
Teknoloji alanında, özellikle bilgisayar teknolojilerinde, “standby” bir güç tasarruf modunu ifade eder. Bu modda, cihaz tamamen kapalı olmamakla birlikte minimum enerji tüketir ve hemen kullanıma hazır hale gelir.
-
Hava yolculuğunda “standby” terimi, bir yolcunun belirli bir uçuşa yerleştirilmesinin kesin olmadığı anlamına gelir. Bu genellikle son dakika iptallerinde veya yerleştirme sorunlarında kendini gösterir.
-
İkinci plan veya alternatif anlamına da gelir. Örneğin bir plan veya projede, ana planın uygulanamaz hale gelmesi durumunda kullanılan alternatif yöntem veya plan için “standby” terimi kullanılabilir.
-
Ayrıca bir kişi veya ekip “standby” durumunda olabilir, bu durumda acil bir durumda hemen müdahale edebilecek durumda bekliyor olurlar. Örneğin, hastanelerdeki acil servis doktorları veya itfaiyeciler genellikle “standby” konumundadır.
-
Please remain on standby until further instructions are given.
Lütfen daha fazla talimat verilene kadar hazırda bekleyin. -
The emergency services are always on standby in case of an accident.
Acil servisler, bir kaza durumunda her zaman hazırda bekler. -
I’ll keep my phone on standby in case you need to reach me.
Bana ulaşman gerekirse telefonumu hazırda bekleteceğim. -
The backup generator is on standby to provide power during an outage.
Yedek jeneratör, bir kesinti sırasında enerji sağlamak için hazırda bekliyor. -
The team is on standby for any last-minute changes to the schedule.
Takım, programa yapılacak son dakika değişiklikleri için hazırda bekliyor.