stall
“Stall” İngilizce’de farklı anlamlara gelebilen bir kelimedir ve genellikle durumuna veya cümlesinin bağlamına bağlıdır. İşte “stall” kelimesinin Türkçede bazı anlamları:
-
Tezgâh, dükkân: Özellikle açık hava pazarlarında veya fuarlarda belirli bir ürün veya hizmet satan küçük bir yer veya standı ifade eder. Örneğin: “She has a stall in the local market where she sells handmade jewelry.” - “Yerel pazarda el yapımı mücevherler sattığı bir tezgâhı var.”
-
Ahır: Hayvanların çiftlikte veya çiftlikte kaldığı yer. Bu terim, hayvanların içinde bulunduğu bireysel bölmeleri ifade edebilir. Örneğin: “The horses are in their stalls for the night.” - “Atlar gece için ahırlarında.”
-
Motor durması: Bu, bir arabanın veya motorun çalışmayı durdurduğu anlamına gelir. Örneğin: “My car stalled in the middle of the highway.” - “Arabam otoyolun ortasında durdu.”
-
Geciktirmek: Bir şeyin, özellikle de bir kararın veya sürecin ilerlemesini veya gerçekleşmesini geciktirme eylemidir. Örneğin: “He stalled the meeting on purpose to avoid making a decision.” - “Bir karar vermekten kaçınmak için toplantıyı bilerek geciktirdi.”
Bu nedenle, “stall” kelimesinin geçtiği duruma göre Türkçe anlamı değişiklik gösterebilir.
-
The car began to stall on the steep hill.
Araba dik yokuşta stop etmeye başladı. -
She had to stall for time before giving her answer.
Cevabını vermeden önce zaman kazanmak zorunda kaldı. -
The horse was trained to stall calmly in the stable.
At ahırda sakin bir şekilde durması için eğitildi. -
He decided to stall the meeting until everyone could be present.
Herkesin hazır olmasını beklemek için toplantıyı ertelemeye karar verdi. -
The engine stalled unexpectedly, leaving us stranded.
Motor beklenmedik bir şekilde durdu ve bizi mahsur bıraktı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com