Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

spoil

“spoil” kelimesi Türkçeye “bozmak”, “şımartmak” ya da “çürümek” gibi anlamlara gelebilir. Bu kelimenin anlamı, bağlamına göre değişebilir.

  1. “Bozmak”: Bu, bir nesnenin işlevini kaybetmesine, çalışmayı durdurmasına veya bir planın veya olayın istenen sonucu vermemesine işaret eder. Örneğin, “He spoiled the surprise (O, sürprizi bozdu)” ifadesinde “spoiled” kelimesi bir sürprizin beklenmedik bir şekilde açığa çıkarılmasına işaret eder.

  2. “Şımartmak”: Bu genellikle bir kişinin, genellikle bir çocuğun, gerektiğinden fazla mükafatlandırılmak, hoşgörü göstermek veya ihtiyaç duydukları sınırları aşmak anlamına gelir. Örneğin, “She spoils her kids (O, çocuklarını şımartıyor)” ifadesinde, çocuklarına aşırı miktarda hoşgörü ve mükafat verdiği ifade edilir.

  3. “Çürümek”: Yiyeceklerin tüketilemez hale gelmesine işaret eder. Örneğin: “Milk left in the sun will spoil (Güneşin altında bırakılan süt çürür)” ifadesinde, sütün tüketilemez hale geleceği belirtilir.

  1. Don’t spoil your dinner by eating too many snacks.
    Akşam yemeğini fazla atıştırmalık yiyerek bozma.

  2. He was worried that the rain would spoil their picnic.
    Yağmurun pikniklerini bozmasından endişeliydi.

  3. The surprise party was spoiled when she found out about it.
    Sürpriz parti, onun haberdar olmasıyla bozuldu.

  4. If you keep criticizing him, you will spoil his confidence.
    Eğer sürekli onu eleştirirsen, kendine olan güvenini bozarsın.

  5. Too much sugar can spoil the taste of the dish.
    Aşırı şeker, yemeğin tadını bozabilir.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com