special
“Special” İngilizce bir sıfat olup, Türkçeye “özel” olarak çevrilebilir. Birçok farklı kullanım şekli vardır.
-
Başkalarından ayırt edilen, norm veya standarttan farklı olan anlamında kullanılır. Örneğin, “special occasion” ifadesi “özel durum/özel bir olay” anlamına gelir.
-
Kişiye ayrıcalıklı veya dikkat çekici bir yön veren anlamında da kullanılabilir. “She has a special ability” cümlesi, “Onun özel bir yeteneği var” anlamına gelir.
-
“Special” bir değerlendirme olabilir, yani bir şeyin önemli veya dikkate değer olduğunu belirtir. Örneğin, “This is a special issue” derken, “Bu özel bir konu/mesele” demek istersiniz.
-
Bir ürün ya da hizmetin belirli bir zaman dilimi için indirimli olduğunu belirmek için de kullanılır. “Special offer” ifadesi “özel teklif” anlamına gelir.
-
“Bütün” ya da “tam” anlamında bir başka kullanımı daha vardır. “In the special sense” ifadesi “tam anlamıyla” demektir.
-
“Special” ayrıca bir kişiye çok değer verildiğini göstermek için kullanılır. “You are special to me” ifadesinde olduğu gibi, “Sen benim için özelsin” anlamına gelir.
Bu çeşitlilik, “special” kelimesinin hemen hemen her bağlamda kullanılabileceği anlamına gelir. Ancak, yine Türkçede olduğu gibi, kullanım bağlamı kelimenin tam anlamını belirler.
-
This cake has a special recipe passed down through generations.
- Bu kekin nesiller boyunca aktarılan özel bir tarifi var.
-
She received a special award for her outstanding performance.
- Olağanüstü performansı için özel bir ödül aldı.
-
We are planning a special dinner for our anniversary.
- Yıldönümümüz için özel bir akşam yemeği planlıyoruz.
-
He has a special talent for playing the piano.
- Piyano çalma konusunda özel bir yeteneği var.
-
The museum is hosting a special exhibition this weekend.
- Müzede bu hafta sonu özel bir sergi düzenleniyor.