Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

soften

“Soften” İngilizcede bir fiil olup, Türkçeye “yumuşamak, yumuşatmak” olarak çevrilebilir.

  1. Bir nesnenin ya da materyalin sertlik, kaba veya sıkı durumunu azaltmak veya daha az yoğun hale getirmek anlamına gelir. Fiziki anlamda kullanıldığında bu anlama gelir. Örneğin; “Soften the butter by leaving it at room temperature” (Tereyağını oda sıcaklığında bırakarak yumuşatın).

  2. Duygusal veya soyut bir durumu ifade ederken, bir kişinin tavrını, dilini veya davranışını daha az sert, daha az kaba veya daha az acımasız yapmak anlamına gelir. Örneğin; “He tried to soften his voice” (Sesini yumuşatmaya çalıştı).

  3. Ayrıca bir durumun ya da etkinin şiddetini azaltmak anlamına da gelebilir. Örneğin; “They could introduce some policies to soften the impact of this decision” (Bu kararın etkisini azaltmak için bazı politikalar uygulayabilirler).

  1. The therapist suggested techniques to soften my anxiety.

    • Terapist, kaygımı azaltmak için teknikler önerdi.
  2. Adding water can help to soften the dough before baking.

    • Su eklemek, hamurun pişirmeden önce yumuşamasına yardımcı olabilir.
  3. They decided to soften their stance in order to reach an agreement.

    • Anlaşma sağlamak için duruşlarını yumuşatmaya karar verdiler.
  4. The sun will soften the snow by midday.

    • Güneş, öğleye doğru karı yumuşatacak.
  5. She spoke in a gentle tone to soften the blow of the news.

    • Haberin etkisini azaltmak için nazik bir tonla konuştu.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com