small-town
“Small-town” İngilizce’de bir kelime olup, kelime anlamı “küçük şehir” veya “kasaba” anlamına gelir. Genellikle büyük şehirlere veya metropollere kıyasla daha küçük, daha az nüfusu olan yerleşim birimlerini tarif etmek için kullanılır. Bu terim aynı zamanda bir kişinin değerler, görüşler ve davranışlarının bir küçük kasaba veya daha küçük, sıkı bir topluluktan olup olmadığını belirtmek için de kullanılabilir. Küçük bir şehirde genellikle herkes birbirini tanır ve topluluk genellikle birbirine çok yakındır. Ancak bu terim, dar görüşlülük veya aşırı korumacılığın ifadesi olarak da kullanılır. “Small-town mentality” gibi tabirler genellikle bu anlamı taşır.
-
The small town is known for its friendly community and beautiful parks.
Küçük kasaba, dost bir topluluğa ve güzel parklara sahip olmasıyla tanınır. -
Every summer, tourists flock to the small town for its annual festival.
Her yaz, turistler yıllık festivali için küçük kasabaya akın eder. -
In a small town, everyone knows each other and keeps an eye on one another.
Küçük bir kasabada herkes birbirini tanır ve birbirine göz kulak olur. -
The small-town bookstore has a charm that larger stores can’t replicate.
Küçük kasaba kitapçısının, daha büyük mağazaların taklit edemeyeceği bir cazibesi var. -
Living in a small town has its advantages, like a slower pace of life.
Küçük bir kasabada yaşamanın, daha yavaş bir yaşam temposu gibi avantajları vardır.