slow
“Slow” İngilizce bir kelime olup, Türkçeye “yavaş” olarak çevrilebilir. “Slow” bir sıfat, zarf ve fiil olabilir.
-
Sıfat olarak kullanıldığında genellikle bir hareketin, işlemin ya da birinin hızını ifade eder. Yavaş araba, yavaş internet, yavaş bir kişi gibi durumlarda kullanılabilir. Örneğin; “This is a slow car” (Bu yavaş bir arabadır), “You are slow” (Sen yavaşsın).
-
Zarf olarak kullanıldığında, bağlandığı fiilin hızını belirtir. Yavaş gitmek, yavaş düşünmek, yavaş hareket etmek gibi. Örneğin; “He drives slow” (O, yavaş sürer), “I think slow” (Ben yavaş düşünürüm).
-
Fiil olarak “yavaşlatmak” anlamına gelir. Genellikle bir hareketin, işlemin hızını düşürmek için kullanılır. Örneğin; “Slow down the car” (Arabayı yavaşlat).
“Slow” kelimesinin tam karşılığı duruma bağlı olarak değişebilir; ancak genellikle bir şeyin hızlı olmaması durumunda kullanılır. Niteliksel bir ifadedir. Ayrıca zaman, çaba veya ilerlemenin gerektiği durumlarda da kullanılır.
-
The car moved too slow to catch up with the train.
(Araba, trenin yanına yetişecek kadar yavaş hareket ediyordu.) -
Please speak slow so everyone can understand you.
(Lütfen daha yavaş konuş, böylece herkes seni anlayabilir.) -
The slow progress of the project frustrated the team.
(Projenin yavaş ilerlemesi takımı hayal kırıklığına uğrattı.) -
She took a slow walk in the park to clear her mind.
(Zihnini boşaltmak için parkta yavaş bir yürüyüş yaptı.) -
The movie was slow and it made me lose interest.
(Film yavaş ilerliyordu ve bu da ilgimi kaybetmeme neden oldu.)