skip
“Skip” İngilizce bir kelimedir ve Türkçe’ye genellikle “atlamak” ya da “zıplamak” olarak çevrilir. Ancak bağlama göre farklı anlamlara gelebilir. İşte “skip” kelimesinin detaylı açıklaması:
- “Zıplamak/atlama”: Kişinin ayaklarının yerden kesilerek, yukarı veya ileriye doğru hareket etmesi. Çoğunlukla çocukların bir oyun oynarken veya genelde eğlenirken kullandığı bir harekettir.
Örneğin: “The kids were skipping in the park.” (Çocuklar parkta zıplıyordu.)
- “Atlamak/geçmek”: Bir aktivitete, konuşmaya veya olaya yeterince dikkat etmemek ya da onu görmezden gelmek anlamına gelir. Bir durumu veya bir şeyi kasıtlı olarak pas geçmek veya onu dikkate almamak.
Örneğin: “Let’s skip the details and get straight to the point.” (Detayları atlayalım ve direk konuya girelim.)
- “Kaçırmak”: Belirli bir olayı, toplantıyı, sınıfı ya da etkinliği bilinçli ya da bilinçsiz olarak göz ardı etmek anlamına gelir.
Örneğin: “He decided to skip class today.” (O bugün sınıfı kaçırmaya karar verdi.)
- “Skip” bir isim olarak da kullanılabilir ve İngiltere’de genellikle büyük, açık, metalden yapılmış çöp konteyneri anlamına gelir.
Örneğin: “He threw the rubbish into the skip.” (Çöpleri at denilen çöp konteynerine attı.)
- Ayrıca, “skip” bir komut olarak da kullanılabilir bilgisayarlarda, cd/dvd oynatıcılarda ya da müzik çalarlarda belirli bir parçayı atlamak istediğimizde kullanılır.
Örneğin: “I don’t like this song, let’s skip to the next one.” (Bu şarkıyı sevmiyorum, bir sonrakine atlayalım.)
-
Please skip the introduction and get to the main point.
Lütfen giriş kısmını atlayın ve ana noktaya gelin. -
I decided to skip lunch today because I wasn’t hungry.
Bugün öğle yemeğini atlamaya karar verdim çünkü aç değildim. -
If you want to finish the project on time, you might need to skip a few details.
Projeyi zamanında bitirmek istiyorsan, bazı ayrıntıları atlaman gerekebilir. -
She likes to skip the commercials when watching her favorite show.
En sevdiği programı izlerken reklamları atlamayı seviyor. -
Let’s skip this chapter and move on to the next one.
Bu bölümü atlayalım ve bir sonraki bölüme geçelim.