showdown
Showdown, Türkçeye “noktayı koyan olay” ya da “son çekişme” olarak çevrilebilir. Bu kelime genellikle belirleyici bir anlaşmazlık, mücadele ya da yarışmanın çözümü, çözülmesi ya da sona ermesi anlamına gelir.
Bir rekabette, genellikle, kazananın belirlendiği final aşamasını tanımlar. Örneğin, iki politik rakip arasındaki son çekişmeyi veya iki spor takımı arasındaki şampiyonluk maçını ifade edebilir.
Bununla birlikte, ithaf edilmiş bir poker terimi olarak da kullanılır. Bir poker oyununun sonunda, geriye kalan oyuncuların ellerini ortaya koymaları, ve kimin kazandığını belirlemek için kartların değerlendirildiği aşama anlamına gelir.
“Showdown” kelimesi genellikle gerilimi yüksek, belirleyici ve sonuç odaklı olayları ifade etmek için kullanılır.
-
The final showdown between the two teams ended in a dramatic fashion.
- İki takım arasındaki son karşılaşma dramatik bir şekilde sona erdi.
-
The movie built up to an exciting showdown between the hero and the villain.
- Film, kahraman ile kötü adam arasındaki heyecan verici bir karşılaşmaya doğru ilerledi.
-
After weeks of tension, the showdown was inevitable.
- Haftalarca süren gerginlikten sonra, karşılaşma kaçınılmazdı.
-
They decided to have a showdown to settle their differences once and for all.
- Farklılıklarını bir kez ve foralarca çözmek için bir karşılaşma yapmaya karar verdiler.
-
The showdown took place at high noon, with both opponents ready for battle.
- Karşılaşma öğle vakti gerçekleşti, her iki rakip de savaşa hazırdı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com