shortcoming
“Shortcoming” İngilizce bir kelimedir ve Türkçeye genellikle “kıtlık”, “eksiklik” veya “noksan” olarak çevrilir. “Shortcoming” genellikle bir kişinin karakterinde, becerilerinde veya başka bir yerde eksik veya yetersiz olan bir şeyi tanımlamak için kullanılır.
Örneğin, bir kişinin “shortcomings"i genellikle onun kişisel eksikliklerini veya hatalarını ifade eder. Bu, belki de bir kişinin mükemmel olmaması, her zaman doğru şeyleri yapamaması veya her zaman doğru kararları verememesi gibi şeyleri içerebilir.
Bir şirketin veya ürünün “shortcomings"i, onun yetersiz yönlerini veya başarısız olduğu alanları ifade edebilir. Örneğin, bir cep telefonunun kısa pil ömrü bir “shortcoming” olabilir.
Önemli olan, “shortcoming” kelimesinin genellikle olumsuz bir anlamı olduğunu ve genellikle neyin yanlış veya eksik olduğunu göstermeye çalıştığını anlamaktır. Bu kelime, bir şeyin daha iyi olabileceği veya daha iyi olması gerektiği anlamına gelebilir.
-
The project’s shortcomings were highlighted during the review meeting.
- Projenin eksiklikleri inceleme toplantısı sırasında vurgulandı.
-
Despite its many strengths, the report had some notable shortcomings.
- Birçok güçlü yönüne rağmen, raporda dikkate değer bazı eksiklikler vardı.
-
Identifying shortcomings in our system can help us improve overall efficiency.
- Sistemdeki eksiklikleri tespit etmek, genel verimliliği artırmamıza yardımcı olabilir.
-
The teacher addressed the students’ shortcomings in their assignments.
- Öğretmen, öğrencilerin ödevlerindeki eksikliklere değindi.
-
Her inability to communicate effectively was one of her major shortcomings.
- Etkili bir şekilde iletişim kuramamış olması, onun büyük eksikliklerinden biriydi.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com