sheltered
“Sheltered” kelimesinin çeşitli anlamları olabilir. Genellikle İngilizcede “korunaklı” veya “sığınak sağlamış” anlamlarında kullanılır. Bu kelime, bir kişi veya nesnenin tehlike, zorluk veya kötü koşullardan korunduğunu ifade etmek için kullanılır.
Örneğin, “sheltered housing” terimi genellikle yaşlı veya engelli kişilere, tıbbi veya bakım ihtiyaçlarını karşılayabilen özel konutları ifade eder. Burada, “sheltered” kelimesi “korunaklı” anlamına gelir çünkü bu konutlar, bu kişilerin güvende ve korunaklı bir ortamda yaşamalarını sağlar.
Başka bir örnek olarak, “She had a sheltered upbringing” (O, korunaklı bir yetiştirilme tarzına sahip oldu) cümlesi, bir kişinin genellikle dış dünyanın zorluklarından korunduğu bir yetiştirilme tarzına sahip olduğunu ifade eder.
Ayrıca, “sheltered” kelimesi, bir yerin doğal veya yapay bir engel tarafından hava koşullarının şiddetinden korunduğunu ifade etmek için de kullanılabilir. Örneğin, “a sheltered bay” (korunaklı bir koy), etrafı karada çevrili olan ve hava koşullarının şiddetinden dolayı önemli ölçüde korunan bir koyu ifade eder.
-
The sheltered garden was filled with colorful flowers.
(Koruya alınmış bahçe, rengarenk çiçeklerle doluydu.) -
Growing up in a sheltered environment can lead to a lack of life experience.
(Koruya alınmış bir ortamda büyümek, yaşam deneyiminin eksik olmasına yol açabilir.) -
She had a sheltered childhood, shielded from the harsh realities of life.
(Zorlu yaşam gerçeklerinden korunarak korumalı bir çocukluk geçirdi.) -
The animals in the sanctuary are sheltered from hunters and pollution.
(Sığınaktaki hayvanlar avcılardan ve kirlilikten korunmaktadır.) -
His sheltered upbringing made it difficult for him to relate to others.
(Korumalı yetiştirilmesi, başkalarıyla ilişkide zorluk yaşamasına neden oldu.)