sharpness
“Sharpness” İngilizce bir sıfattır ve Türkçeye genellikle “keskinlik” olarak çevrilir.
-
Mecazi anlamıyla, bir görüntünün, sesin veya bir zeka anlamındaki keskinliği, netliği ve belirginliği ifade edebilir. Örnek: “The sharpness of the photograph was impressive” - “Fotoğrafın keskinliği etkileyiciydi.”
-
Bir nesnenin, özellikle bir alet ya da silahın bir kenarının ya da ucu keskin olma durumunu da ifade eder. Yani doğrudan bir nesnenin kesme veya yaralama kabiliyetine atıfta bulunur. Örnek: “The cooking knife’s sharpness was deteriorated due to extensive use” - “Pişirme bıçağının keskinliği, yoğun kullanım nedeniyle bozulmuştu.”
Her iki kullanım şekli de genel olarak bir özellik veya durumun belirginlik, açıklık ve netlik derecesini vurgular. Ancak kesin çeviri genellikle bağlamına bağlıdır.
-
The sharpness of the knife makes it easy to cut through tough meats.
Bıçağın keskinliği sert etleri kolayca kesmeyi sağlar. -
The artist was praised for the sharpness of her details in the painting.
Sanatçı, tablodaki detayların keskinliği nedeniyle övgü aldı. -
Camera lenses can vary in sharpness depending on their quality.
Kamera lensleri, kalitelerine bağlı olarak keskinlik açısından farklılık gösterebilir. -
He admired the sharpness of the mountain peaks against the clear blue sky.
Dağ zirvelerinin berrak mavi gökyüzüne karşı keskinliğini hayranlıkla izledi. -
The sharpness of her intellect made her a great problem-solver.
Onun zekasının keskinliği, onu harika bir problem çözücü yaptı.