shadow
“Shadow” İngilizce’de bir isim veya fiil olarak kullanılabilir. Ayrıca sizin durumunuza göre birkaç farklı anlam ortaya çıkabilir.
-
İsim olarak “shadow”: Türkçeye “gölge” olarak çevrilir. Bu, bir nesnenin ışığın engellenmesi sonucunda oluşan karanlık veya koyu bir tasvirini ifade eder. Örneğin: “O duvarın arkasında birinin gölgesi var.”
-
Fiil olarak “shadow”: Türkçede bu, genellikle bir kişiyi sessizce ve genellikle gizlice takip etme eylemini ifade eder. Örneğin: “Özel dedektif şüpheliyi gölgeledi.”
-
Ayrıca, “shadow” kelimesi, mecazi bir anlamda kullanılabilir. Bu durumda, bir kişinin bir durum üzerinde büyük bir etkisi olduğunu veya üzerlerinde bir şeyin varlığını veya etkisini hissettiğini ifade edebilir. Örneğin: “Kız kardeşi, her zaman onun gölgesinde kalmıştır.” Bu cümlede, “shadow” kelimesi, kız kardeşin diğer kardeşinin başarısının altında sık sık hissettiği duyguyu tasvir etmek için kullanılır.
-
The shadow of the tree provided a nice spot to rest.
(Ağacın gölgesi güzel bir dinlenme yeri sağladı.) -
She noticed a shadow moving behind her in the dark.
(Karanlıkta arkasında hareket eden bir gölge fark etti.) -
The artist used dark colors to create the illusion of shadows.
(Sanatçı, gölge illüzyonu yaratmak için koyu renkler kullandı.) -
As the sun set, the shadows grew longer across the field.
(Güneş batarken, gölgeler tarlanın üzerinde daha uzun hale geldi.) -
He felt a cold breeze and saw a shadow pass by him.
(Soğuk bir esinti hissetti ve yanında bir gölgenin geçtiğini gördü.)