settled
“Settled” İngilizceden Türkçeye ‘yerleşik’, ‘düzenli’, ‘sabit’, ‘kararlaştırılmış’ gibi anlamlara gelebilir. Şimdi bu anlamları detaylı olarak açıklayalım:
-
Yerleşik: ‘Settled’ kelimesi, bir kişinin ya da topluluğun bir yerde sürekli olarak ikamet ettiğini ifade eder. Örneğin; “He is now settled in Canada.” cümlesi Türkçe’ye “Artık Kanada’ya yerleşti.” olarak çevrilebilir.
-
Düzenli: Kelime, düzenin veya belirli bir düzene sahip bir durumun varlığına işaret edebilir. “Settled routine” ifadesi “düzenli bir rutin” anlamına gelir.
2:14
SPONSORLU · TOMBİK.COM İngilizceyi ders kitaplarından değil, YouTube'dan öğren. -
Sabit: Bir şeyin ya da durumun değişmediğini, sabit olduğunu ifade eder. “The prices have now settled” cümlesi Türkçe’ye “Fiyatlar artık sabit” olarak çevrilebilir.
-
Kararlaştırılmış: Bu anlamıyla ‘settled’, genellikle bir anlaşmazlığın veya tartışmanın çözüldüğü ve belirli bir durum üzerinde anlaşıldığı durumları ifade eder. Örneğin, “The dispute was finally settled” ifadesi Türkçe’ye “Anlaşmazlık sonunda çözüldü” olarak çevrilebilir.
Bu çeşitli anlamları ‘settled’ kelimesinin farklı içerikte kullanılabileceği anlamına geliyor. Hangi anlamın kullanılacağı, kelimenin cümle içindeki kullanımına ve bağlamına bağlıdır.
-
The committee finally settled on a new budget for the project.
Komite, proje için yeni bir bütçe konusunda nihayet karar verdi. -
After years of traveling, she finally settled down in a small town.
Yıllarca seyahat ettikten sonra, nihayet küçük bir kasabaya yerleşti. -
They settled their differences and decided to work together.
Farklılıklarını çözdüler ve birlikte çalışmaya karar verdiler. -
The dust settled after the construction work was completed.
İnşaat çalışmaları tamamlandıktan sonra toz dindi. -
He settled into his new role quickly and efficiently.
Yeni görevine hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağladı.