serve
“Serve” İngilizce bir kelime olup, Türkçeye çeşitli şekillerde çevrilebilir. Çoğunlukla “hizmet etmek, servis yapmak, sunmak” anlamlarına gelir ama kullanıldığı cümleye, duruma veya bağlama göre anlamı değişebilir.
-
“Hizmet Etmek”: Bir kişiye veya bir kuruma yardım etmek veya onlara bir işlevi yerine getirme anlamına gelir. Örnek olarak; “He serves in the army.” ifadesi “O, orduya hizmet ediyor.” olarak çevrilebilir.
-
“Servis Yapmak”: Yemek servisi gibi durumlarda kullanılır. Restoranda çalışan bir garsonun yemekleri masaya getirmesi gibi. Örneğin; “Could you serve the soup, please?” cümlesi “Lütfen çorbayı servis eder misin?” anlamına gelir.
-
“Sunmak”: Bir şeyi bir kişiye veya topluluğa sunmak, genellikle resmi bir şekilde. “The company serves a wide range of products.” cümlesi “Şirket geniş bir ürün yelpazesi sunar.” anlamına gelir.
Bu kelime aynı zamanda tenis gibi sporlarda kullanılır. Tenisdeki “serve” kelimesi “servis atmak” anlamına gelir.
Bunlar “serve” kelimesinin en yaygın kullanımlarıdır, ancak farklı bağlamlarda farklı anlamlar alabilir.
-
I will serve dinner at seven o’clock.
Akşam yemeğini saat yedide servis edeceğim. -
The waiter is here to serve you.
Garson burada size hizmet etmek için. -
Volunteers help to serve the community.
Gönüllüler topluma hizmet etmekte yardımcı olurlar. -
He works hard to serve his customers well.
Müşterilerine iyi hizmet etmek için çok çalışıyor. -
They decided to serve the cake at the party.
Partide pastayı servis etmeye karar verdiler.