sentinel
“Sentinel” İngilizce bir kelime olup Türkçeye “nöbetçi” veya “bekçi” olarak çevrilebilir. Askeri bir terim olarak karşımıza çıkar ve genel anlamıyla bir yerin, genellikle bir binanın veya bir bölgenin güvenliğinden veya korunmasından sorumlu olan kişiyi ifade eder. Bu kişi, genellikle olası tehlikelere veya izinsiz girişlere karşı tetikte olmak üzere bir noktada veya belirli bir rota boyunca hareket ederek durur.
“Sentinel” aynı zamanda bazı durumlarda sembolik veya mecazi bir anlamda kullanılabilir. Örneğin, bir kişi veya şey, bir kavramı, değeri veya başka bir şeyi koruyan ya da savunan bir “bekçi” veya “nöbetçi” olarak adlandırılabilir.
Ayrıca teknoloji ve bilgisayar bilimlerinde, bir veri yapısının sonunu belirtmek için kullanılan özel bir değer veya işaretçi anlamına da gelebilen bir “sentinel value” terimi de vardır. Bu tür bir “bekçi” değer genellikle bir döngünün ne zaman sona ereceğini belirlemek için kullanılır.
-
The sentinel stood guard at the entrance of the castle.
(Sentinel, kalesinin girişinde nöbet tutuyordu.) -
Each soldier was assigned to be a sentinel during the night watch.
(Her askere gece nöbetinde sentinel olması için görev verildi.) -
The ancient statue served as a sentinel overlooking the valley.
(Antik heykel, vadinin üzerine bakan bir sentinel görevi görüyordu.) -
They placed a sentinel near the border to monitor any intruders.
(Sınırda herhangi bir saldırganı izlemek için bir sentinel yerleştirdiler.) -
The forest was filled with tall trees that stood like sentinels.
(Orman, sentineller gibi ayakta duran uzun ağaçlarla doluydu.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com