self-control
“Self-control” İngilizce bir kelimedir ve Türkçeye “öz kontrol” veya “kendine hakim olma” olarak çevrilebilir. Kendi davranışlarını, eylemlerini, duygusal tepkilerini yönetme ve kontrol etme becerisine atıfta bulunur. Kişi bu yeteneği kullanarak, kalıcı hedeflerine ulaşmak için anlık isteklerini veya dürtülerini göz ardı edebilir. Bu yetenek, zaman ve sabır gerektiren bir alışkanlık ve disiplin gerektirir. Örneğin, bir kişiye sunduğunuz bir tatlıyı sağlık nedenleriyle reddetmek öz kontrolün bir örneği olabilir. Bu yetenek, başarılı olabilmek için hayati öneme sahip bir yetenektir çünkü öz disiplini gerektirir ve taviz vermeden başarıya ulaşmayı sağlar. Cümle içinde kullanımı: Kendime yeni bir telefon almak istiyorum ama biriktirdiğim para ile yeni bir bilgisayar almam gerektiği için bu isteğime karşı self-control gösteriyorum.
-
She showed great self-control by resisting the temptation to eat dessert.
Kendi kendini kontrol etme konusunda olağanüstü bir güç gösterdi ve tatlı yeme arzusuna direndi. -
Practicing self-control can lead to better decision-making in challenging situations.
Kendi kendini kontrol etme pratiği, zorlu durumlarda daha iyi kararlar almanıza yardımcı olabilir. -
Self-control is essential for achieving long-term goals.
Kendi kendini kontrol etme, uzun vadeli hedeflere ulaşmak için gereklidir. -
He struggled with self-control during the sale and ended up buying more than he intended.
İndirim sırasında kendi kendini kontrol etmekte zorluk çekti ve niyet ettiğinden daha fazlasını satın aldı. -
Developing self-control takes time and effort, but it is worth it.
Kendi kendini kontrol etmeyi geliştirmek zaman ve çaba gerektirir, ama buna değer.