seizure
Seizure, Türkçeye “kriz” ya da “nöbet” olarak çevrilebilir. Tıbbi bir durumu ifade eder. Kişinin beyin fonksiyonunda geçici bir anormallikle sebep olan genellikle ani, kısa süreli durumları ifade eder. Seizureler genellikle kontrol dışı hareketler, bilinç kaybı veya diğer bilinç bozuklukları ile sonuçlanır. İlişkili olduğu bir diğer turkce kelime “epilepsi"dir, bu durum kişinin tekrarlayan krizleri veya nöbetleri olmasıdır.
Öte yandan, ‘seizure’ hukuk dilinde “el koyma” ya da “el konulma” anlamlarına da gelebilir. Bunu bir yetkilinin, genellikle polisin, kişinin mülküne hukuki bir yetki ile el koyduğu durumu ifade eder. Genellikle bir suç delili olarak kullanılmak üzere mülke el konulur.
Özetlemek gerekirse, ‘seizure’ kelimesinin anlamı, kelimenin kullanıldığı bağlama bağlıdır. Tıbbi bir bağlamdaysa, ‘kriz’ ya da ’nöbet’ anlamına gelirken, hukuki bir bağlamda ’el koyma’ ya da ’el konulma’ anlamına gelir.
-
The doctor advised him to avoid stress to prevent a seizure.
- Doktor, ona stresden kaçınmasını önerdi, böylece bir nöbetin önüne geçebilir.
-
She experienced her first seizure during a stressful exam.
- Stresli bir sınav sırasında ilk nöbetini geçirdi.
-
They had to call an ambulance when he had a seizure at the park.
- Parkta nöbet geçirdiğinde ambulans çağırmak zorunda kaldılar.
-
The seizure lasted for about two minutes before he regained consciousness.
- Nöbet, bilincini geri kazanana kadar yaklaşık iki dakika sürdü.
-
It’s important to take medication regularly to control seizures.
- Nöbetleri kontrol altına almak için ilaçlarını düzenli almak önemlidir.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com