seat
“Seat” kelimesinin İngilizce’den Türkçe’ye çeşitli anlamlar taşıyan bir terimdir. İsterseniz aşağıda detaylı bir şekilde açıklayalım:
-
Koltuk (furniture): Genellikle oturmak için tasarlanmış ve bir ya da daha fazla kişi tarafından kullanılabilen bir mobilya parçasıdır. Örneğin, “Please take a seat” Türkçeye “Lütfen bir koltuğa oturun” şeklinde çevrilebilir.
-
Yer, mevki (position): Genellikle bir kişinin bir grup veya organizasyonda belirlenmiş bir pozisyonu veya durumunu ifade eder. Örneğin, “He lost his seat in the council” kutlesi Türkçe’ye “Konseydeki yerini kaybetti” şeklinde çevrilebilir.
-
Oy mevki (in political contexts): Bu, bir kişinin bir hükümet veya parlamentoda temsil edilme yeteneğini veya pozisyonunu ifade eder. Örneğin, “The party won 20 seats in the election.” Türkçe’ye “Parti seçimde 20 oy mevki kazandı.” şeklinde çevrilebilir.
-
Oturma bölgesi (a place to sit): Oturma, beklenen veya belirlenmiş bir yer veya alan, genellikle bir otobüs, tren, uçak veya tiyatro gibi halka açık yerlerde. Örneğin, “I booked a seat for the concert.” Türkçe’ye “Konser için bir oturma yeri rezerve ettim.” şeklinde çevrilebilir.
-
Please take a seat while you wait for your appointment.
Randevunuzu beklerken lütfen bir yer alın. -
The bus was so full that I couldn’t find a seat.
Otobüs o kadar doluydu ki bir yer bulamadım. -
She reserved a seat for me at the concert.
Konserde benim için bir yer ayırttı. -
He always sits in the same seat at the office.
Ofiste her zaman aynı yerde oturur. -
They installed new seats in the stadium for the upcoming event.
Yaklaşan etkinlik için stadyuma yeni koltuklar monte ettiler.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com