scorer
“Scorer” İngilizce bir kelimedir ve Türkçede “gol atan kişi” ya da “puan yapan kişi” anlamına gelir. Detaylandırmak gerekirse:
Bir spor müsabakasında, genellikle bir futbol, basketbol, hentbol ya da hokey maçında gol atmış veya puan kazanmış kişiye “scorer” denir. Örneğin, bir futbol maçında topu ağlara gönderen oyuncu bir “scorer” olarak adlandırılır. Çoğu zaman, bir oyuncunun ne kadar verimli veya başarılı olduğunu belirlemek için kullanılan bir terimdir.
Bazı durumlarda, bu kelime aynı zamanda bir oyunun veya bir etkinliğin skorunu (puan durumunu) tutan kişi anlamına da gelebilir. Örneğin, bir bowling salonunda, puan tablosunu tutan kişiye de “scorer” denilebilir.
Ancak genel olarak bu kelime, bir spor müsabakasında gol ya da puan atan kişiyi ifade etmek için kullanılır.
-
The top scorer of the match celebrated with his teammates.
Maçın en çok gol atan oyuncusu, takım arkadaşlarıyla kutlama yaptı. -
She became the highest scorer in her class after the final exams.
Final sınavlardan sonra sınıfının en yüksek puanını alanı oldu. -
He is a prolific scorer, known for his incredible accuracy.
O, inanılmaz hassasiyetiyle tanınan verimli bir golcü. -
The team needs a reliable scorer to compete in the championship.
Takımın şampiyonada rekabet edebilmesi için güvenilir bir golcüye ihtiyacı var. -
The scorer of the winning goal was later awarded a trophy.
Kazanan golün atanı daha sonra bir ödül ile onurlandırıldı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com