scenery
Scenery, İngilizce bir kelimedir ve Türkçeye “manzara” veya “dekor” olarak çevrilir.
-
Scenery genellikle doğal çevreyi tasvir etmek için kullanılır. Özellikle dağlar, ormanlar, nehirler gibi doğal özelliklerle dolu bir alana bakmak gibi geniş açılı görünümleri ifade eder. Bir parkta, plajda ya da kırsalda gördüğünüz her şeyi anlatan genel bir terimdir. Örneğin; “The scenery in the countryside is very beautiful.”
-
Tiyatro ve film gibi sahne sanatları bağlamında, scenery bir setin veya sahnenin görsel arka planını ifade eder. Bu genellikle boyanan bir arka plan, dekorasyonlar, eşyalar ve diğer görsel öğeleri içerir ki bu da oynanan sahnenin hikayesini destekler. Örneğin; “The scenery for the play was very realistic.”
-
The scenery in the mountains is breathtaking during sunset.
Dağlardaki manzara gün batımında nefes kesici. -
She loves to paint the beautiful scenery of the countryside.
Kırsal bölgenin güzel manzarasını resmetmeyi çok seviyor. -
We stopped to admire the scenic scenery on our road trip.
Yolculuğumuzda manzarayı hayranlıkla izlemek için durduk. -
The scenery along the coast is filled with stunning cliffs and clear waters.
Kıyı boyunca manzara, muhteşem kayalıklar ve berrak sularla dolu. -
Many photographers travel the world to capture unique scenery.
Birçok fotoğrafçı, benzersiz manzaraları yakalamak için dünyayı geziyor.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com