scavenger
Scavenger, çöpçü ya da leşçil anlamına gelir. İki farklı anlamda kullanılabilir.
Birincisi ve en genel olarak kullanılan anlamıyla, leşleri veya ölü, çürümüş maddeleri yiyen hayvanları ifade eder. Buna örnek olarak akbabalar, sırtlanlar ve bazı özel türlerde köpekler verilebilir. Ekolojik açıdan, bu hayvanlar doğa içerisinde besin zincirinin önemli bir parçasıdır. Ölü hayvanları veya bitkileri yiyerek çevreyi temizlerler.
İkinci bir anlamda, çöpçü veya atıkları toplayan kişi anlamına da gelir. Bu bağlamda, çöpleri düzenli bir şekilde toplayan ve atıkların geri dönüşümünü sağlayan kişilere denir. Çevrenin temizliğine katkı sağlarlar.
Bir diğer kullanımı da kimyada, genellikle reaktif olan ve belirli bir reaksiyonu önlemek veya yavaşlatmak için kullanılan bir tür kimyasal maddeyi ifade eder. Bu kimyasallar genellikle kirletici veya istenmeyen maddeleri nötralize etmek için kullanılır.
-
The scavenger bird searched the ground for food scraps.
- Hırsız kuş, yiyecek artıkları için yerde arama yaptı.
-
As a scavenger, the raccoon often rummages through trash cans.
- Bir hırsız olarak, rakun sık sık çöp kutularını karıştırır.
-
The scavenger hunt was a fun way to explore the city with friends.
- Hırsız avı, arkadaşlarla şehri keşfetmenin eğlenceli bir yoluydu.
-
Scavenger insects play a vital role in breaking down decomposing matter.
- Hırsız böcekler, çürüyen maddeleri parçalamada önemli bir rol oynar.
-
The scavenger’s ability to adapt to various environments is remarkable.
- Hırsızın çeşitli ortamlara uyum sağlama yeteneği dikkat çekicidir.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com