scarcely
“Scarcely” kelimesi Türkçe’ye “hemen hemen hiç” veya “nadiren” olarak çevrilebilir. Olumsuz bir anlam taşır, bir olayın, durumun veya durumun nadiren veya çok az olduğunu ifade eder. Aynı zamanda bir şeyin gerçekleşmesi için çok az bir zaman veya mekan olduğunda da kullanılır. İki olayın neredeyse aynı anda veya birinin hemen ardından olduğunu belirtmek için de kullanılır.
Örneğin “I had scarcely entered the room when the phone rang.” cümlesi Türkçeye “Odaya neredeyse girmeden telefon çaldı.” olarak çevrilebilir.
Bunun yanı sıra “scarcely” kelimesi genellikle “could, can veya can’t” gibi modal fiillerle birlikte kullanılır. Örneğin, “You could scarcely see the house in the fog.” cümlesi Türkçe’ye “Sis içinde evi neredeyse göremezdiniz.” olarak çevrilebilir.
-
She could scarcely believe her eyes when she saw the surprise party.
(Sürpriz partiyi görünce gözlerine inanamadı.) -
There was scarcely a moment to catch her breath before the next performance.
(Sonraki gösteri öncesinde nefes almak için neredeyse hiç zamanı yoktu.) -
The team scarcely had enough time to prepare for the game.
(Takımın maça hazırlanmak için neredeyse hiç zamanı yoktu.) -
He scarcely speaks to anyone at the office.
(Ofiste neredeyse hiç kimseyle konuşmuyor.) -
The weather was so bad that we had scarcely any visibility on the road.
(Hava o kadar kötüydü ki yolda neredeyse hiç görüş açımız yoktu.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com