saving
“Saving” İngilizce bir kelime olup Türkçeye “tasarruf”, “kurtarma”, “koruma” veya “biriktirme” olarak çevrilebilir. Bu kelimenin anlamı tamamen kullanıldığı bağlama göre değişir.
-
“Saving” bir eylem olarak kullanıldığında, birikirilecek para veya başka bir şeyi biriken bir miktar olarak tutmak veya biriktirmek anlamına gelir. Örneğin: “I am saving money for a new car.” (“Yeni bir araba için para biriktiriyorum.”)
-
Eğer bir durumu veya kişiyi tehlikeden veya zarar görmekten koruma anlamında bir eylem olarak kullanılıyorsa, “kurtarma” anlamına gelir. Örneğin: “The lifeguard is saving the drowning man.” (“Can kurtaran, boğulan adamı kurtarıyor.”)
-
Parayı ya da kaynakları harcamaktan kaçınma veya daha az tüketme durumunda, Türkçe’ye “tasarruf” olarak çevrilebilir. Örneğin: “Energy saving lightbulbs use less electricity.” (“Enerji tasarrufu sağlayan ampuller daha az elektrik kullanır.”)
-
“Saving” kelimesi ayrıca bir oyun terim olarak da kullanılabilir. Bilgisayar oyunlarında, bir oyuncunun ilerlemesini kaydetme eylemi anlamına gelir. Bu, oyuncunun daha sonra kaldığı yerden devam etmesini sağlar.
-
I am saving money for a new car.
Yeni bir araba için para biriktiriyorum. -
Saving energy is important for the environment.
Enerji tasarrufu, çevre için önemlidir. -
She is saving her favorite books for her children.
En sevdiği kitapları çocukları için saklıyor. -
We are saving our memories in a scrapbook.
Anılarımızı bir albümde saklıyoruz. -
He is saving his vacation days for a big trip next year.
Gelecek yıl büyük bir tatil için izin günlerini biriktiriyor.