sate
İngilizce bir kelime olan “sate” Türkçeye genellikle “tatmin etmek, tatmin olmak, doymak” olarak çevrilir. Bu kelimenin kullanıldığı çeşitli bağlamlar vardır.
-
“Sate” kelimesi genellikle bir kişinin bir ihtiyaç veya arzuyu tamamen tatmin ettiğinde veya bir şeye ihtiyaç duymaktan tamamen memnun olduğunda kullanılır. Örneğin, “The meal fully sated my hunger” (Yemek, açlığımı tamamen giderdi) cümlesinde olduğu gibi.
-
“Sate” kelimesi bazen de bir şeyin fazlasıyla doyurulmuş olduğunu ifade etmek için kullanılır, bu durumda genellikle bir şeyin çok fazla olduğunu veya gereğinden fazla tatmin edildiğini belirtir. Örneğin, “He was sated with success” (O, başarıyla doydu) cümlesinde olduğu gibi.
Gördüğünüz gibi “sate” kelimesi genellikle bir tür doygunluk veya tam tatmin durumunu anlatır. Sadece yemekle ilgili olarak değil, her türlü ihtiyaç veya arzunun giderilmesiyle ilgili olarak da kullanılabilir.
-
I was so hungry that I couldn’t sate my appetite with just one slice of pizza.
(O kadar açtım ki, sadece bir dilim pizzayla iştahımı doyuramadım.) -
The journalist tried to sate the public’s curiosity by releasing new information.
(Gazeteci, kamuoyunun merakını yeni bilgiler yayınlayarak gidermeye çalıştı.) -
Even after hours of shopping, her desire for new clothes was not sated.
(Saatlerce alışveriş yaptıktan sonra bile, yeni kıyafetlere olan arzusu tatmin olmadı.) -
The movie was so thrilling that it sated my need for excitement.
(Film o kadar heyecan vericiydi ki, heyecan ihtiyacımı tatmin etti.) -
She read several books to sate her hunger for knowledge.
(Bilgi açlığını gidermek için birkaç kitap okudu.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com