safeguard
“Safeguard”, İngilizce bir terim olup Türkçeye “koruma” ya da “güvence” olarak çevrilebilir.
Kullanıldığı bağlama göre detayları ve anlamları değişebilir:
-
Bir isim olarak “safeguard” genellikle bir tür koruma veya güvenlik önlemi anlamına gelir. Örneğin, bir şirketin hassas bilgilerini hırsızlıktan korumak için kullandığı güvenlik sistemleri bir tür “safeguard"dır.
-
Bir fiil olarak “safeguard” genellikle bir şeyi korumak, güvence altına almak ya da zarardan korumak anlamına gelir. Örneğin, bir devletin vatandaşlarının haklarını “safeguard” etmesi gerekliliği, devletin vatandaşlarının haklarını koruması ve güvence altına alması gerektiğini ifade eder.
-
“Safeguard” ayrıca yasal veya düzenleyici bir bağlamda da kullanılabilir ve bir tür koruyucu yasa veya yönetmelik anlamına gelebilir. Örneğin, bir ülkenin ithalat ve ihracat yasaları genellikle yerli endüstrileri korumak için “safeguards” içerir.
Genel olarak “safeguard”, bir şeyin ya da birinin korunmasının önemli olduğunu anlatan bir kavramdır. Bu, fiziksel bir koruma olabileceği gibi, hukuki veya politik bir koruma da olabilir.
-
The organization implemented new policies to safeguard the environment.
(Kuruluş, çevreyi korumak için yeni politikalar uyguladı.) -
Parents should safeguard their children’s online privacy.
(Ebeveynler, çocuklarının çevrimiçi gizliliğini korumalıdır.) -
Security systems are used to safeguard valuable items in the museum.
(Güvenlik sistemleri, müzedeki değerli eşyaları korumak için kullanılır.) -
The government took steps to safeguard the citizens’ rights.
(Hükümet, vatandaşların haklarını korumak için adımlar attı.) -
She carried a whistle to safeguard herself while walking alone at night.
(Gece yalnız yürürken kendini korumak için bir düdük taşıdı.)