running ne demek
Running kelimesi İngilizce’de çeşitli anlamlar taşımaktadır ve Türkçeye farklı şekillerde çevrilebilir.
-
Koşma: İlk ve en yaygın anlamı, bir kişinin hızlı bir şekilde hareket etme eylemidir. Bu, spor veya egzersiz bağlamında olabilir (örneğin, “I like running in the morning” - “Sabahları koşmayı severim”) veya kaçmak gibi bir durumu ifade edebilir (örneğin, “He is running from the police” - “Polisten kaçıyor”).
-
Çalışma/ İşlemekte: Bir makinenin veya düzeneğin çalışır durumda olması anlamına gelir. (Örneğin, “The engine is running” - “Motor çalışıyor” veya “The program is running on my computer” - “Program bilgisayarımda çalışıyor”).
-
İdare etme/ yürütme: Bir işi veya organizasyonu yönetme veya denetleme anlamına gelir (Örneğin, “She is running the company” - “Şirketi o yönetiyor”).
-
Adaylık: Genellikle siyasi bir pozisyon için adaylığı ifade eder (Örneğin, “He is running for president” - “Başkanlık için aday”).
-
Sızmak/Akmak: Bir sıvının bir alandan diğerine hareket ettiği eylemi tanımlar (Örneğin “My nose is running.” - “Burnum akıyor” veya “The water is running from the tap.” - “Su musluktan akıyor”).
-
Sürekli/ Devamlı: Bir eylemin sürekli veya devamlı bir biçimde olduğunu ifade eder (Örneğin. “He has a running feud with his neighbor” - “Komşusuyla sürekli bir kavgası var”).
-
She enjoys running every morning to stay fit.
- Her sabah formda kalmak için koşmaktan hoşlanıyor.
-
Running helps me clear my mind after a long day.
- Koşmak uzun bir günden sonra zihnimi boşaltmama yardımcı oluyor.
-
The marathon was exhausting, but I felt accomplished after running it.
- Maraton yorucuydu ama koştuğum için başarılı hissettim.
-
He is training for a half marathon that will take place next month.
- Gelecek ay gerçekleşecek bir yarı maraton için antrenman yapıyor.
-
Running in the park is a great way to enjoy nature.
- Parkta koşmak doğanın tadını çıkarmanın harika bir yoludur.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com