ruinous ne demek
“Ruinous” İngilizce bir sıfat ve Türkçeye “yıkıcı, felaket getiren, harap edici” olarak çevrilebilir. Genellikle olumsuz bir durumu veya etkisi olan bir şeyi tanımlamak için kullanılır.
-
Bir yapı için kullanıldığında, genellikle yapıyı aşırı derecede zararlı veya tahrip olmuş durumda olduğunu ifade eder. Örneğin: “The storm left a ruinous impact on the houses” tümcesi Türkçe’ye “Fırtına, evler üzerinde yıkıcı bir etki bıraktı” olarak çevrilebilir.
-
Ekonomik bir durumla ilgili kullanıldığında, genellikle mali açıdan yıkıcı ve zararlı bir etki anlamına gelir. Örneğin: “The unexpected expenses had a ruinous effect on our savings” cümlesi Türkçe’ye “Beklenmeyen harcamalar, birikimlerimiz üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip oldu” şeklinde çevrilebilir.
-
Ayrıca bir kişinin sağlığı veya hayatı için yıkıcı veya zararlı bir durumu ifade etmek için de kullanılabilir. Bu durum genellikle bir kişi üzerinde yıkıcı psikolojik, fiziksel veya duygusal etkileri olan bir durumu anlatır. Örneğin: “His ruinous habits led him to the hospital” cümlesi Türkçe’ye “Yıkıcı alışkanlıkları onu hastaneye götürdü” şeklinde çevrilebilir.
-
The storm caused ruinous damage to the coastal town.
Fırtına, kıyı kasabasına yıkıcı zararlar verdi. -
His ruinous spending habits led to bankruptcy.
Onun yıkıcı harcama alışkanlıkları iflasa yol açtı. -
The company’s ruinous decisions ultimately resulted in its closure.
Şirketin yıkıcı kararları sonunda kapanmasına neden oldu. -
The film was a ruinous failure at the box office.
Film, gişede yıkıcı bir başarısızlık oldu. -
She realized that her ruinous relationship was affecting her mental health.
Yıkıcı ilişkisini fark etti ve bunun ruh sağlığını etkilediğini anladı.