roost ne demek
“Roost” kelimesi İngilizce’de birden fazla anlama geliyor. Çok genel olarak, hayvanların, özellikle de kuşların dinlenmesi veya uyuması için bir yer anlamına gelir.
-
Fiil olarak, “roost” genellikle kuşların ağaç dallarına, tellere veya benzer alanlara konması veya tünemesi anlamına gelir. ‘The pigeons roost in the trees’ (‘Güvercinler ağaçlarda tüner’) cümlesi bu kullanıma örnektir.
-
İsmini köken olarak, “roost” bir kuş veya diğer tür hayvanların geceyi geçirdiği yer anlamına gelir. Örneğin, tavuk kümesi veya kuş evi bir ‘roost’ olabilir.
2:14
SPONSORLU · TOMBİK.COM İngilizceyi ders kitaplarından değil, YouTube'dan öğren. -
Daha az yaygın bir kullanım, ‘chickens coming home to roost’- başına bela almak anlamına gelir. Bu deyim, bireyin veya grupların eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacağı anlamında kullanılır.
Türkçeye çevrildiğinde “roost” kelimesinin tam bir karşılığı bulunmamaktadır fakat genellikle “tünemek” veya “yuva” olarak çevrilebilir.
-
The chickens prefer to roost high in the trees at night.
(Tavuklar geceleri ağaçların yükseklerinde tüneyerek uyumayı tercih ederler.) -
The old barn provides a perfect spot for the birds to roost.
(Eski ahır, kuşların tüneyebileceği mükemmel bir yer sağlar.) -
As the sun set, the bats began to roost in the abandoned building.
(Güneş batarken, yarasalar terkedilmiş binada türemeye başladı.) -
We need to find a safe place for the pigeons to roost during the storm.
(Fırtına sırasında güvercinlerin tüneyebileceği güvenli bir yer bulmalıyız.) -
The tree branches were heavy with birds ready to roost for the night.
(Ağaç dalları, gece tüneyebilmek için hazır bekleyen kuşlarla doluydu.)