roast ne demek
“Roast” İngilizce’de, genellikle bir yemek pişirme yöntemi ve bir yiyecek türü anlamına gelir. Türkçe’ye “kavurma” ya da “fırında pişirme” olarak çevrilebilir.
-
Yemek Pişirme Yöntemi: Roast, genellikle et, sebze veya kahve gibi yiyeceklerin, genellikle bir fırında yavaşça ve eşit bir şekilde pişirilmesi anlamına gelir. Bu yöntem genellikle yiyeceğe derin bir tat ve rengini korumasını sağlar.
-
Yiyecek Türü: Roast, genellikle büyük bir et parçasını ifade eder ki bu genellikle fırında pişirilir. “Roast beef” yani “rosto biftek” veya “sunday roast” yani “pazar rostosu” birleşik isimleri, bu tür yemeklerin örnekleridir.
2:14
SPONSORLU · TOMBİK.COM İngilizceyi ders kitaplarından değil, YouTube'dan öğren. -
Ek olarak, “roast” bir başka kelime olan ‘alay etmek, dalga geçmek’ anlamında da kullanabilir. Bu genellikle bir kişinin komik bir şekilde eleştirildiği durumları ifade eder, en çok komedi şovlarında görülür.
-
“Roast” ayrıca bir kişi veya konu hakkında şaka veya eleştiri amaçlı konuşmalar yapma etkinliğini de ifade eder. Bu anlamıyla “roast” sözcüğü, Türkçe’de genellikle “tiye almak” veya “alaya almak” şeklinde çevrilebilir.
-
I can’t believe you wore that outfit to the party; are you trying to roast yourself?
- O partiye o kıyafetle gideceğine inanamıyorum; kendini mi ateşe atıyorsun?
-
His friends love to roast him about his terrible cooking skills.
- Arkadaşları onun berbat yemek yapma yeteneği hakkında onu alaya almayı çok seviyor.
-
During the roast, everyone took turns making fun of the guest of honor.
- Şaka sırasında herkes, onur konuğunu alay etme sırasını aldı.
-
She always tries to roast her brother, but he just laughs it off.
- Kardeşini alay etmeye çalışıyor ama o sadece gülüyor geçiyor.
-
The comedian’s roast had the entire audience in stitches.
- Komedyenin şakası, bütün izleyiciyi kahkahaya boğdu.