restrained ne demek
“Restrained” İngilizce bir sıfattır ve Türkçeye genellikle “özdeşurumlu”, “sakin” veya “dengeli” olarak çevriliyor. Bu bağlamda, bir kişi, ifade veya atmosferin dengeyi ve ölçülülüğü koruduğunu belirtmek için kullanılır.
-
Esas olarak, “restrained” kelimesinin kökeninde “zaptedilmiş”, “kontrol altına alınmış” anlamına gelen “restrain” kelimesi bulunur. Bu kelime, bir insanın veya şeyin çoğunlukla duygusal ya da fiziksel olarak kontrol altında tutulmasının, bastırılmasının ya da baskı altına alınmasının bir göstergesidir.
-
Örneğin, “restrained” bir kişi genellikle duygularını açığa vurmayan, sakin ve ölçülü bir kişiyi ifade eder.
-
“Restrained” bir tarz veya dekorasyon genellikle sade, basit, ya da abartısız olanları ifade eder.
-
Ayrıca “restrained” kelimesi, bir durumun veya hareketin belirli bir sınırlama veya kısıtlama altında olduğunu da ifade edebilir. Örneğin, bir rejimin, politikanın, ya da eylemin yasalar veya kurallar tarafından sınırlanmış olduğunu bildirebilir.
Bu arada, dil bilgisinde “restrained” bir sıfattır ve genellikle bir isimden (ad) önce gelir.
-
She felt restrained by the strict rules of the organization.
(Kendini organizasyonun katı kuralları tarafından kısıtlanmış hissetti.) -
The dog was restrained by a leash while they walked in the park.
(Köpek parkta yürürken bir tasma ile kısıtlandı.) -
His emotions were restrained after the difficult news.
(Zor haberden sonra duyguları kısıtlandı.) -
They maintained a restrained attitude during the meeting to avoid conflict.
(Toplantıda çatışmadan kaçınmak için kısıtlı bir tutum sergilediler.) -
The artists were restrained in their expressions due to the formal setting.
(Sanatçılar resmi ortam nedeniyle ifadelerinde kısıtlı kaldılar.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com