Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

recluse ne demek

“Recluse”, İngilizce’de “sosyal aktivitelere ve kişisel etkileşimlere az veya hiç ilgi göstermeyen, genellikle uzun süreler boyunca yalnız yaşayan kişi” anlamına gelir. Genellikle, bir ‘recluse’ halkın arasına karışmaktan, toplum içinde bulunmaktan kaçınır ve sosyal etkinliklere katılmaktan ziyade kendi başına zaman geçirmeyi tercih eder. Türkçe’ye genellikle ‘münzevi’ şeklinde çevrilir.

Bir kişi belirli bir dönem veya tüm yaşamı boyunca bir ‘recluse’ olabilir. Birçok değişik sebep bu tür bir yaşam tarzını benimsemeye sebep olabilir; bazıları sağlık sorunları, psikolojik sorunlar veya sosyal fobiler sebebiyle ‘recluse’ olabilirken, bazıları da dini ya da felsefi sebeplerle bu yolu seçer.

Ünlü ‘recluse’ örnekleri arasında Amerikalı yazar Emily Dickinson, dünyaca ünlü film yıldızı Greta Garbo ve Amerikalı çizgiroman yazarı Bill Watterson bulunur.

  1. The recluse lived in a remote cabin deep in the woods.

    • Kapanmış adam, ormanın derinliklerinde uzakta bir kabinde yaşıyordu.
  2. Despite his reclusive nature, he was a talented artist.

    • Kapanık doğasına rağmen, yetenekli bir sanatçıydı.
  3. Many people respected the reclusive author for her privacy.

    • Birçok insan, kapalılığı nedeniyle yazarın mahremiyetine saygı gösterdi.
  4. The reclusive billionaire rarely made public appearances.

    • Kapanık milyarder nadiren halka açık etkinliklere katılırdı.
  5. She chose a reclusive lifestyle to escape the pressures of fame.

    • Şöhretin baskılarından kaçmak için kapalı bir yaşam tarzını seçti.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com