receivable ne demek
“Receivable” İngilizce’de bir kelime olup Türkçe’ye “alacak” olarak çevrilebilir. Bir şirketin müşterilerinden ya da başka şirketlerden tahsil etmesi beklenen para miktarını ifade eder. Genellikle bir mal ya da hizmet karşılığında bir kişi ve ya şirketten tahsil edilmek üzere şirkete kalıcı bir borç olarak kalan parasal miktarı belirtir.
Bu terim genellikle muhasebe ve finans alanında kullanılır ve bir şirketin dönen varlıkları arasında yer alır. Muhasebe kayıtlarında genellikle “alacaklar” başlığı altında bulunur. Alacaklar, işletmeler arasındaki ticaret faaliyetlerinin sonucunda ortaya çıkar ve genellikle faturalar veya diğer iletişim belgeleri ile resmiyet kazanır.
Bazı durumlarda, ödenmeyen borçlar zamanla takip edilmez veya tahsil edilemez hale gelirse, bu “şüpheli alacaklar” veya “kötü alacaklar” olarak adlandırılır ve genellikle işletmenin bilançosunda kayıp olarak gösterilir.
Bu nedenle, bir işletmenin alacaklarını düzgün bir şekilde yönetmesi ve tahsil etmesi, işletmenin genel mali sağlığı ve nakit akışı için önemlidir.
-
The accountant reported that the receivable balance has increased this quarter.
Muhasebeci, alacakların bakiyesinin bu çeyrekte arttığını bildirdi. -
We need to follow up on the outstanding receivable from our client.
Müşterimizden gelen ödenmemiş alacak için takip yapmamız gerekiyor. -
She managed the company’s receivable accounts effectively.
Şirketin alacak hesaplarını etkili bir şekilde yönetti. -
The receivable turnover ratio has improved significantly this year.
Alacak devir hızı bu yıl önemli ölçüde iyileşti. -
It’s essential to keep track of all receivable invoices to ensure timely payments.
Zamanında ödemeleri sağlamak için tüm alacak faturalarını takip etmek önemlidir.