rambling ne demek
“Rambling” İngilizce bir kelimedir ve genellikle iki ana anlamda kullanılır:
- (sıfat olarak) Metnin dolaşan, odaklanmayan, dağınık, uyumsuz bir yapıya sahip olduğunu tanımlar. Genellikle dil bilgisi ve kompozisyon alanında düşüncelerin netliği ve akıcılığına gönderme yapar. Pek çok durumda, aşırı uzun ve zihnin belirli bir konuya tamamen odaklanmasını zorlaştıran alanlar içerir. İnsanlar sık sık konudan sapar ve ana fikri belirlemeyi zorlaştıran bilgiler ekler.
Türkçe karşılığı genellikle “safsata”, “konu dışı”, “dağınık” veya “bellekten” şekillerinde kullanılır.
- (fiil olarak) Doğada çeşitli yerlere gidip gelmeyi ve genellikle belirgin bir rota veya hedef olmadan uzun mesafeleri yürümeyi ifade eder. Yürüyüş, yürüyüş veya gezi meraklıları için yaygın bir terimdir.
Türkçe karşılığı genellikle “dolaşmak”, “gezmek” veya “dolaşıp durmak” olarak çevrilir.
-
He was rambling on about his vacation plans without noticing that no one was listening.
(Tatildeki planlarından habersiz kimsenin dinlemediğini fark etmeden gevezelik ediyordu.) -
The speaker’s rambling speech made it difficult for the audience to stay focused.
(Konuşmacının gevezelik eden konuşması, dinleyicilerin odaklanmasını zorlaştırdı.) -
After a few drinks, she started rambling about her childhood memories.
(Birkaç içki içtikten sonra, çocukluk anılarından gevezelik etmeye başladı.) -
The article was filled with rambling thoughts that didn’t contribute to the main argument.
(Makalede, ana argümana katkıda bulunmayan geveze düşüncelerle doluydu.) -
I enjoy listening to his rambling stories; they always make me laugh.
(Onun gevezelik eden hikayelerini dinlemeyi seviyorum; her zaman beni güldürüyor.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com