quick
“Quick” İngilizce bir sözcüktür ve genellikle hız veya hızlılık anlamına gelir. Bu kelimenin Türkçede çeşitli kullanımları vardır.
-
Hızlı: Bir şeyin gecikme yapmadan, hemen gerçekleştiği veya yerine getirildiği anlamına gelir. Örneğin, ortada hiçbir problem yokken “quick response” kelimesi “hızlı yanıt” olarak çevirebiliriz.
-
Aniden: Bir şeyin beklenmedik bir şekilde, aniden meydana geldiğini belirtir. Örneğin, “quick turn of events” ifadesi “olayların ani dönüşümü” olarak çevrilebilir.
-
Çabuk: Bir şeyin veya bir dönem geçişinin kısa sürede meydana geldiğini belirtir. Örneğin, “quick transition” ifadesi “çabuk geçiş” anlamına gelir.
-
Hemen: Bir şeyin hiç gecikme olmadan yapıldığı anlamına gelir. Mesela, “quick fix” ifadesi, “hemen düzeltme, çabuk çözüm” olarak çevrilebilir.
-
Acil: “Quick” ayrıca bir şey yapılması gerektiğinde aciliyet anlamına da gelebilir. Mesela, “quick action” acil eylem demektir.
-
Kıvrak: Hareketleri aniden ve hızlıca yapan, çevik anlamına da gelir. Mesela, “quick reflexes” ifadesi “kıvrak refleksler” anlamına gelir.
-
He is always quick to respond to emails.
- O, her zaman e-postalara hızlı cevap verir.
-
She made a quick decision to change her career.
- Kariyerini değiştirmek için hızlı bir karar verdi.
-
The rabbit is known for its quick movements.
- Tavşan, hızlı hareketleriyle tanınır.
-
Can you give me a quick summary of the meeting?
- Bana toplantının hızlı bir özetini verebilir misin?
-
I need to find a quick solution to this problem.
- Bu probleme hızlı bir çözüm bulmam gerekiyor.